06 09 2009

Bana Gönder

Hasretinle geçen günleri bir bir Sabrın tesbihine diz bana gönder Saç telini koyup zarfın içine Rüzgâra yalvarıp tez bana gönder Ben sana aşığım ey peri ruhsar Muhabbet sırrına ermez insanlar Yüreğimden büyük bir sevdam var Sitemli sözleri yaz bana gönder Az bana, az bana, az bana gönder Sitemli sözleri yaz bana gönder. Gönlüme sunduğun aşk şarabını, İçmezsem namerdim, söz bana gönder. Hazana ermeden baharı ömrün Bir muhabbetnâme yaz bana gönder Hicrine yanmıştır dayanmaz gönlüm Sitemli sözleri yaz bana gönder  Solist: Fatih Kısaparmak   ... Devamı

05 09 2009

Suç Mu?

Ben yazdım bunca şeyi... Ve ben kurdum onca hayali... Hepsi hepsi benim uydurmam! Akşama methiyeler yazmam mı tuhaf olan?... Her gün bitişinde rengi sarı bir akşam... Sarı bir defter hüznümü koynunda barındıran... Bıkmayan usanmayan kederler dinledi odam ve yitirilmeyen ümitleri bildi lambam!... Şimdi soruyorum suç mu ağlamak?... Şuç mu eşyanın ruhunu anlamak?... Defterin kalbine dokunmak kalemle ve bir besteyi ruhunda duymak?... Suçsa en büyük suçlu benim! Kessinler cezamı ben yine hüzünle öderim! Varsın görmesin kimse cebimde rengârenk ümitlerim... Şafak...     ... Devamı

03 09 2009

Hatıra

Hatıralarımın kalbini dinledim bugün. Tanıdık bir rüzgar doldu penceremden öyle özlem dolu öyle davetkâr eskiye... Ve kulaklarımda o tanıdık beste... Aslında hep yapmak isteyip de bir türlü yapamadıklarım için miydi bu rüzgâr?... Öyle merhametli öyle şefkatliydi sanki ... Öylece bıraktım rüzgâra kendimi... Biliyordum daha ne kadar üzülebilirdimki?... Muhayyilemde bir Eylül... Takvimde  Eylül... Hazanın mevsimiydi ya mazinin de mi mevsimiydi Eylül?... Canlanan sarı renkler hazana dair miydi yoksa maziye mi bilemedim?... Yaşananlar Eylül’de miydi ondan da emin değildim... Sızladı içim... Geçti gözümün önünden gözüme bile düşmeyenler... Kim diyebilir ki görünmeyen yâdedilmez ve canlanmaz hatıra olup. Ve kim inkar edebilir gözümün önünden geçenleri?... Aslında görmediklerimi?... Unutulması gerekeni siler kalp... Bu yüzden unutulmaya da mahkûmdur hatıralar... Hatırda olanlar değil midir yâdedilenler?Ya hatırımdan sildiklerim?... Adına kim hatıra diyebilir ve sildiğimi kim inkâr edebilir?... Akşam olmuştu griye çalmıştı renkler. Sahi kaç vakittir burada oturuyordum? Kaç kez çalmıştı aynı beste?... Hatırası güzel olan herşeye binbir hürmetle bir tebessüm koydu buraya çekip getiren rüzgâr aynı şefkatle yüzüme... Ve aynı rüzgâr okşadı saçlarımı. Kendime geldiğimde öylece geziniyordu ellerim ceddin tuğrası kolyemin üzerinde... Sahi kaç şiir yazmıştın buna?... Kalmasın diye hakkın kaç mektup yakmıştım?... Bilsen! Kıyamamıştım... Tanıdık sesler var maziye dair. Tanıdık resimler sonra... Ve aynı beste... Alıp götüren bugünden düne... Oysa bakın... Devamı

24 08 2009

Dağıldım!...

  Şirazesi dağılmış bir kitap gibiyim! Savruldu yapraklarım... Kalakaldım öylece... Ve hangi rayiha çekti beni böyle derine?... Hangi hatıra böldü uykularımı?... Hangi ses uğulduyor kulaklarımda? Ben gecenin koynunda işte yalnız bir başıma! Ağlamak da çare olmaz böyle dağılmışlığıma... Kayboldum! Arıyorum! Kendimi kendimde bulamıyorum! Kendimden göç ediyorum kendime dönemiyorum. Herşey yabancı sanki ve herşey eksik! Tamamlanamıyorum! Kaç göç daha yaşar bu ömrüm?... Ve kaç  göç daha kaldırabilir şu gönlüm? Kendimin gurbetindeyim vuslata eremiyorum! Aşk olsun! Ve and olsun geceye O'na ağlıyorum! Hicabım yüzüme perde hicranı kendim yaşıyorum! Bir el uzansa diyorum sarsa şu yaralarımı... Niyazım vakt-i şafağın koynunda... Secdelerim ıslanmış gözlerimin yağmurunda... Sırrımı söylüyorum gecenin ayazına! Sema şahit and olsun aşk diliyorum! Yanmaya talip gönlüm leylim şafak'a kavuşsun istiyorum! Tanıdık değil bu rayiha! Hatıralar da düşmez oldu artık aklıma! Bir yanım eksik zaten! Tamam olur mu bir kez daha?... Ey kalbim! Bilemem ki kaç diyar daha dolanırız böyle?... Ve kaç kez dağılıp toparlanırız seninle... Haydi yaşa şimdi bu parçalanmışlığı ve bakma geriye! İleriye üzülme! Savrulduk seninle! Dağıldı şirazemiz! Kederimiz kendimize! Kalakaldık öylece... Bizden göç etmeli ve yine dönmeli bize!... Şafak...     ... Devamı

22 08 2009

Sernamesi Hüzün...

Sernamesi hüzün… Girizgâhı keder… Zarflayınca bitecek sandım içimdeki kelimeler… Bilemezdim yazdıkça kanayacak derinlerde birikenler… Rengi olmaz sandığım hüzünler adımla ters düşecek deseler inanmazdım. Ama inandım yalanmış zamansız sevmeler… Kederim zarflarda sır olsun onlara sığsın istedim… Sığmayıp taşacağını bilemezdim…  Nerden bilirdim yanmaya bu denli razı olduğunu kalbimin ve seni anlatmaya yetmeyeceğini kelimelerimin… Ahd ü Peymanı sırrımı saklamaktı zarfın… Hırz-ı can olmaktı… Avutacaktı kalbimi… Hüznüm bağrında nihan olacaktı… Belkide yanmak istedim… Gönüllü bir yok oluşa evet dedim…  Zarflara sığmayacağını biliyordum belki avunmak istedim… Değil mi ki bir kâğıt parçasına kelimelerimle yemin ettirdim?… Girizgâhı keder olan mektubun hamişi olsaydı eğer hüzün kokardı elbet hamişteki cümleler… Şafak…     ... Devamı

13 08 2009

Can Yenisi

Sema şahit… Ay şahit… Şemine pervaneyim… Gül şahit… Şems vurdu ömrüme… Halimi takrire tek kelime… “Kara”ydı gece… Bahtım kadar belkide… Hapsolduysa kalbime o tek hece… Çıkmalısın ey Şemsim bunca beklemem niye?... Bak can yenisi bugün ömrüme… Hicabım yüzüme pembe… Kuyundayım kuytuna saklanma ümidiyle bu gece… Kilit vurulmuş kalbimde mühürlü isminle… Dilime koyduğun sükûta boynum kıldan ince… Firakına sabrımı ölçme yeter bu gece! Ne gelirse kabulüm acın bile bir tuhfe… Ebedgâhım kalbindir n’olur kabul eyle… Lal olmuş dillerimle kapında aciz bir köle… Yenile canımı doğduğum günde!... Dönüp baktımda Ay'a bu gece Dedi gül şahit çektiğin kedere… Şems ol doğ günüme! Bak! Can yenisi bugün ömrüme… Şafak…       ... Devamı

12 08 2009

Uzun Yıllar Ötesinden

Uzun yıllar ötesinden, hatırını sorayım mı Sana gönül bahçesinden, bir demet gül vereyim mi Canım benim gülüm benim, bir demet gül vereyim mi Senden haber gelmeyince, bir kar yağar ince ince Sevgilim diye her gece, karanlığı sarayım mı Almamış gibi yazımı, güldürmesen de yüzümü Dile getirip sazımı, bir selam göndereyim mi Beste: Rüştü Şardağ Güfte: Fuat Edip Baksı      ... Devamı

26 06 2009

Bir Gül Uğruna

Hüzünbaz gülüşlerimin ardıdır hıçkırıklarım Bir gül uğruna kim bilir daha kaç vakit ağlarım?... Şafak…   ... Devamı

19 06 2009

Derunumda Saklarım

Bir kahve içimlik vakit kadar bile tükenmez özlemin bende Çöker kalır hasretin telve misali kalbimin en dibine... Her fincan bir vuslat, gözlerini yudumlarım Her bir yudum takılırda boğazıma Ben yine bu sevdayı en dipte derunumda saklarım... Şafak… ... Devamı

08 05 2009

Bülbül

Olur mu? Böyle bülbül, hani ahdine vefa Ne olurdu bağımdan geçip gitsen bir defa Şakısaydın bir gülün dallarında yeniden Sakınırdım seni ben, güllerin dikeninden… Şimdi viran bir bağın yasını tutuyorum. Seni kim küstürmüştü bazen unutuyorum. Bir veda nağmesini çok gördün kızıl güle Seninde kısmetin bu, çile bülbülüm, çile. Hangi rüzgâr taşır ki, o hırçın figanını, Hangi gül kabul etti, son bulmaz hicranını. Söyle hangi gül ile kavil edip söyleştin, Bilmezsin belki ama bu yarayı sen deştin… Senden başka kim bilir gülün intizarını Sanadır ıslaklığı, kibirin ve güzelin… Bir figan et de dindir, gülün ıstırabını, Varsın kanlara batsın, buğday rengi tüylerin… Bağımdan bir kerecik geçip gitseydin eğer, Bir lahza hafiflerdi, kanayan goncalarım. Bir diken vur kalbine, bir güle rengini ver Öl ki; sultanı sen ol, sevda topraklarımın. Kızıl gülün dalında bulununca izlerin, Seni bir suçlu gibi kafeslere koydular. Sen böyle feryat figan yas tutmaya devam et Şairi şiirinden, gülü senden aldılar… Yusuf MESCİOĞLU     ... Devamı

23 04 2009

Aysız Gecelerde

  Bak bulutlar geçiyor üstünden Kaldır başını Al mendili sende kalsın Sil yaşını... Memleket sevdana yürek gerek!... Aysız gecelerde kumrular ağlar içimde Sözlüysek de uzakların yoluna... Öleceğiz doğduğumuz toprakta... Memleket sevdana yürek gerek!... Söz: Mustafa Nuhut Müzik:  Erdal güney Solist: Erdal Güney     ... Devamı

17 04 2009

Nâme-i Hasret

Ey Sabâ Sultânuma zâr u perîşân diyesin Gül yüzünsüz işi bülbül gibi efgân diyesin                                            Hürrem Sultan Tezhib : Münevver Üçer   Nâmeler gelse kaçan İstanbul-ı âbâddan Bûy-ı zülfini seher-geh aluram Bağdad’dan Muhibbî     ... Devamı

09 04 2009

Mazi Kalbimde Bir Yaradır

Ben de gönül çektim eskidenYandı hayatım bu sevgidenAnladım ki bir aşka bedelGençliğimmiş elimden gidenÖnünde ben geldim de dizeYar olmadı bu kimse bizeEn nihayet düşüp can verdimGözündeki yeşil denizeSarmadımsa da belden, geçmedim bu emeldenBir hazin maceradır onu aldılar eldenBaşkasına yar oldu, eller bahtiyar olduGönlüm hep baştan başa viran bir diyar olduMazi kalbimde bir yaradırBahtım saçlarımdan karadırBeni zaman zaman ağlatanİşte bu hazin hatıradırNe göğsünde uyuttu beniNe buseyle avuttu beniGeçti ardından uzun yıllarO kadın da unuttu beniSarmadımsa da belden, geçmedim bu emeldenBir hazin maceradır onu aldılar eldenBaşkasına yar oldu, eller bahtiyar olduGönlüm hep baştan başa viran bir diyar oldu Söz: Necdet Rüştü Müzik: Necip Celal (Andel)Solist : Dilek Türkan... Devamı

21 03 2009

Dolanır

Halime bakıpta mücrimim sanma,Karşında ayağım elim dolanır,Ahrazda değilim dilbazım amma,Seni gördüğüm an dilim dolanır. Biricik servetim resmin masamda,Tek zevkim de sensin tekmil tasamda,Ben sana gelmeye uğraşmasamda,Kördüğüm olası yolum dolanır. Söz : Cemal SafiBeste : Fatih KocaYorum : Murat Eroğul... Devamı

08 03 2009

Anılar, Yapraklar, Mektuplar

Bir mucize-i gizem Ömrü sefadan geçen Bir gece-i matem Yüreğimden uçup giden Sine-i harabım bir gül demeti Sor ki bu canı hiç sevmedi mi? Hâl-i ruhsarım perişan gibi…   Sözler: Serap Besimoğlu Solist: Özlem Ünaldı     ... Devamı