23 11 2009

Sığındım Çocukluğumun Kuytularına

  Daha dün ümitlerim vardı avcumda... Rengârenk sevinçlerim... Büyüdüm en çok siyahı sevdim sonra... Beyazım sen oldun bıraktım kalbimi avuçlarına... En masum yanlarımla sokuldum kuytularına... Yalın geldim sana! Yalan sevmedim! Sabrımı adımladım sokaklarında... Çocukça ağlayışlarımı gördü gözlerin ve en deli hıçkırıklarım kulaklarında... Masum hayallerimi yitirdim avuçlarında... En güzel ışıklarım söndü hoyrat bakışlarında! En ağır sözlerin şimdi kulaklarımda! Kırıldı ümitlerim herbiri bin parça... Dağıldı senli hayallerim bilmem hangi uzak diyarlara?... Şimdi sığındım çocukluğumun kuytularına, rengârenk hayaller dolar mı diye avuçlarıma! Yitmek yeni büyüyen hayallerin renklerinde mümkün olsa! Ama bilirim ben yine yiterim en zalim beyazın avuçlarında! Cam gibi dağılırım yollara herbir düşüm bin parça... Şafak...   ... Devamı

12 11 2009

Yüreğime Ektim Seni

Bardağımdaki çay gibi Yudum yudum içtim seni Sigaramda duman gibi Ciğerime çektim seni Oysaki sen yoktun yanımda Tomurcuk gül oldun dalımda Düşündümde ben en sonunda Hayal edip öptüm seni Yüreğime ektim seni Öyle çok beklemişim Öyle çok özlemişim ki Öyle benimsemişim Benliğime kattım seni Oysaki sen yoktun yanımda Tomurcuk gül oldun dalımda Düşündüm de ben en sonunda Hayal edip öptüm seni Yüreğime ektim seni   Söz: Murat Kalaycıoğlu Müzik: Mustafa Budan Solist: Fatih Kısaparmak   ... Devamı

05 11 2009

Aşkın Şerarı Ateşi

  Aşkın şerarı ateşi ta bağrıma düştü, Ahım işiden yandı deyu başıma üştü, İmdadıma eşkim ile dide yetişti, Hepsi kalıp acz dediler: 'eyvah', Yansın ko dedim, sönmeye söndürmeye Allah! Hz. Mevlânâ ... Devamı

03 11 2009

Bitti Mi Sevgin?

  Haydi inkar et seni sevdiğimi, Ve inkar et yağmurda beni dilediğin günleri! Şimdi yalancı bir baharın koynundasın belki Oysa ben sadakatimden hiç vazgeçmedimki... Özledim demek suçsa cezaya razıyım şimdi! Özledim!... Penceremde yağmur! Dilimde ismin! Haydi söyle sevgili bitti mi sevgin?...   Şafak...       ... Devamı

28 10 2009

Üflesen Uçacak Mı Sanki?...

  Üflesen uçacak mı sanki?... Öyle çok hayal biriktirdim laciverdinde akşamın Hatrına gözlerinin akşamlardan geçebilirim Gecelerce zifiri siyahını içebilirim bakışlarının! Ve bunca karanlığıma seni beyaz edebilirim! Bir tek hayal koymamışken kalbime sensiz İste sessizliği de seçebilirim!.. Şafak...   ... Devamı

23 10 2009

Kozalak Yaktım Ben De!

  Kozalak yaktım ben de Sessizlikte... Ömrümün kozalaklarını Küllere sıvanmış Baştan başa dolaşıp Ağrıyan ormanı. Yağmur dindi sevgilim bak dinle Herşey dindi, acıysa dinmemiş halde... Behçet Aysan   ... Devamı

20 10 2009

Sendin Avuçlarımda Al Kandan!...

  Görsel: Can Türk (Güzel çalışması için güzel dosta sonsuz teşekkürler...) Kaç vakit geçti gidişinin ardından sayamadım... Çekti beni rayihanda ardından ağladığım yollara vurdum kendimi... Ben aslında en güzel vurgunu sende yedim sevgili! Ve ardından yediğim her vurgun, ilki sen olduğundan güzeldi... Hoş tüm vurgunlarımın sebebi de bir tek’ti... Saklayamayacak kadar çok ağladım ve ağlayamayacak hale gelecek kadar yaş döktüm gidişinin ardından... Senin garibin olmak tüm saltanatları yaşamaktı bir bakıma ve gelip deli rüzgârlar gibi vurduğunda kalbime, insafsızca acıttığında canımı biraz daha biraz daha eğdin başımı... Asi yanlarım seninle yok oldu... Her vurgununla sabır tesbihimin taneleri biraz daha çoğaldı... Koparıp atacak saymayacak hale geldiğimde yokladım kalbimi aslında hepside yalandı... O gerçeğin yalanı... Kaderin önünde boyun eğdiren o gerçeğin idrakı dağıttı tesbihimi bir bir yere düştü her bir tanesi... Gidişinin yıldönümlerini kutlarım aynı yerde... Deniz ve gök şahidimdi. Şahidimdi gündüz ve gece koyup gittiğin o yerden kalkamadım kalakaldım öylece... Gözyaşlarım karıştı kumlara. Bedenim kış ortası yangını yaşadı küllerim savrulup takıldı saçlarının herbir teline. Ayrılık bir zindandı, ellerimde bir değil bin bir kelepçe vardı. Gelmediğin hergün yeniden vurulan... Ben mahkumu yokluğunun... Bir bakışınla kanadından vurulmuş kuşlara dönerdim, bir gülüşün kurşun olurduda ta sinemde hissederdim. Ellerin değince ellerime yanardı avuçlarım... Bilmezdin sen, ben kıyamayıp bakamadığımda gözlerine hamdederdim... Bak şimdi kanıyor avuçlarım. Hoş sen göremezsin sevgili! Sen hiç kanamadınki!... Boş laf benimki... Seni dileyen her seherde, ardından uzanan ve... Devamı

11 10 2009

Ben Gamlı Hazan

Ben gamlı hazan, sense bahâr, dinle de vazgeç Sen kendine kendin gibi bir tâze bahâr seç Olmaz meleğim böyle bir aşk, bende vakit geç Sen kendine kendin gibi bir tâze bahâr seç Beste: Melâhat Pars Güfte: Sıtkı Argınbaş Solist: Nigâr Uluerer     ... Devamı

08 10 2009

Hüzün Zaman Zaman Deli Dalgalarla Gelir

Hüzün zaman zaman deli dalgalarla gelir Gönlümün kıyısına vurur Aşınan kayalar gibi ruhum Suskun yorgun öylece durur Islak kumlara yazılmış hikayeler Ummana karışır silinir yavaş yavaş Her dalga ömrümden birşeyler koparır Ağır ağır sönen gönlüm Sakin koyları özler Son kum tanesi olana kadar Hüzün zaman zaman deli dalgalarla gelir Gönlümün kıyısına vurur Hüzün zaman zaman deli dalgalarla gelir Son kum tanesini alana kadar Beste : Prof. Dr. Selahattin İçli Güfte : Cansın Erol Solist : Ahmet Özhan   ... Devamı

04 10 2009

Güz Sancısı

  ...Düşünce bîtab sancılardan... Ne vakit ki başladı bende korkulu düşler o vakit anladım hazana az var... Bakıpta ağlamadığın gün gözlerime, yakmaya başladı gözlerimi o dayanılmaz acı... Ağlardın oysa... Bakıp bakıp ağlardın... İnci mercan yaşlar dökülürdüde dokunmaya kıyamazdım... Bir seher vakti bildim hazan vuracaktı ömrüme! Bir ikindi vakti gökyüzü laciverde çalmaya yakın çalındı rengim hicran rengine... Çaresiz boyun eğdim... Gitmeliydim... Şimdi bir güz sancısı çekmedeyim... Ağlasam olmaz sussam olmaz! Konuşsam duyulmaz yazsam anlaşılmaz... Bir bir düşüyor hayaller avuçlarımdan... Düşüyorsun düşlerime hergün... Ve düşüyorum düşlerinden gün gün... Toprağa düşen yaprağa kim kıyar hazan vakti?... Kim alır avuçlarınada inci mercan yaşlar döker ona?...   Kaderi düşmek dallardan, savrulmak rüzgârla ve ezilmek ayaklar altında. Boyun eğmiştir... Canı yandığında çıkardığı ses, acımayana ahenktir. Onun ağlayışıdır oysa çıkan ‘çıt’ sesi... Ne acıdırki bilmeyene zevk verir... Düştüm ömründen bir yaprak misali bende... Bastılar elbet benimde üzerime... Ve baktım aldırmadı çıkan ‘çıt’ sesine kimse!... Güz yağmurları yağıyor üzerimede söndüremiyor ateşimi. Gözyaşım şafaklara emanet... Üşüyorum belki... Güz rüzgârını bir saçlarımı savurduğunda hissediyorum... Öyle yanıyorumki hissetmiyorum serinliğini... Ellerim bir güz yaprağına gidiyor. Garip, kaderim tıpkı onun gibi... Ama içimde idrakın sevinci... Bilirim doğmak için ölür her can... Aşk mezadı yaman... Güz sancıları bahar neşvelerine gebeyse haydi acıt canımı! Savur beni, ıslat yağmurunla ... Devamı

30 09 2009

Son 'Eylül'

Eylül... Hazanın mihmandarı... Ömrümün canyoldaşı... Eylül yağmuruyla yıkanırken toprak, çehrem gözlerimin yağmuruna nasılda sabırlı... Hazan, ömrümün yaraşanı... Bedenim savrulurken aklımla beraber ellerim dolu acı... Son ‘Eylül’e düşen satırlarla düşüyor gözlerimden bir ‘Eylül’ yaşı... Satırlarım kan kırmızı... Çehrem hazana özenmiş sanki, sapsarı... Yağmurdan koruyan şemsiye nasılda yabancı... Yağmura çare belki, ya kedere ne tutmalı?... Nasıl korunmalı? Şemsiyenin kalbinde bir acı... Yağmurdan korunmaya niyetim yok ya neden kedere bu can atışları?... Şemsiyenin dilinden bir anlasa elinden tutanlar, bir bilseler... Kaç yağmurdan korududa yorgun bedenleri, koruyamadı ayak uçlarına düşen gözyaşlarından kalbi kırılmışları. Vurgun yemişleri, canı yanmışları, tutamadı düşen yaşlarını... Bilseler nasılda içi sızladı... Hazana çalsa rengini kederini ele verirdi... Ya rengârenk olunca kedersiz miydi?... Bilseler sapsarı hazanın koynunda rengârenk kederler taşırdı... Ve bir kedere daha ortak şimdi benim rengimede çalındı... Son ‘Eylül’ün kalbine bıraktığım sırlarla veda ederken ayların şehriyarına... Ya Rab yıka kederlerimizi hazan yağmurlarıyla!... Şafak...     ... Devamı

25 09 2009

Ne Zaman Bir Sen Düşünsem

Gün çekildi artık yârim Hiç gören yok Ses kesildi artık yârim Hiç duyan yok Bir sonbahar günüydü Bırakıp gittin habersiz En günahsız gecemde Seni hep sevdim yeminsiz   Bilirim sonu yok bu aşkın Sensiz geçen günlerin Eriyip güze döndü ömrüm Üst üste kaç ölüm?... Ne zaman bir ben düşünsem Böyle sere serpeyim Ne zaman bir sen düşünsem Ne zaman bir yâr düşünsem Yüreğim sızlar her akşam Gel... Söz: Yücel Arzen Beste: Yücel Arzen Solist: Funda ARAR      ... Devamı

21 09 2009

İnince Yağmur Şehrin Kalbine

  ...Ve bir yağmur akşamı değerken damlalar güle, değdi yağmurun gölgesi rahmete hasret kalemime... Bir iştiyakın avuçlarında yitmeye hazırken hasretinle... Yağıyor yağmur şehrin kalbine kalbine! Dokunup da kederime, el sürüyor çaresizliğe... Bir yağmur damlası olmaya niyet etsem... Öyle kırgın öyle nazik insem ellerine... İncitmesem! Değsem gözlerine... Bir âhla düşsem leblerinden... Yağsam iplik iplik... Tutunsam kirpiklerine. Sahi ağlar mısın benim için bir kerecik?... Karanlığın kalbine indirdiğim gizli bir ‘âh’la yaktın içimi... Gözlerim dolaştı boşlukta... Takıldı bir güle, nasılda güzeldi karanlığın koynunda... Sokuldum kuytusuna baktım açmış kollarını yağmura. Dedim, yağmura tutulmuş güzelliğini görse bülbül gülünün, kanatlarının altına alır göstermezdi kimselere. Nemnâk sokaklardan kıskanırdı, esen yelden. Nasıl göstersindi bülbül didârını gülünün? Bakmaya kıyamazdı rahmetin güzelleştirdiği sevdiğine. Yağmur değmiş incecik bedenini sakınmak isterdi gülünün de batardı dikenleri bedenine. Feryat etmesin mi bülbül ağlamasın mı gülüne?... Yağmura tutulmuş güzelliğine... Sahi benim gözyaşlarımda yakışır mıydı çehreme?... Ya benim bülbülüm? Benim bülbülüm nerede?... Yağmur ince ince düşerken ellerime bir kez daha ağladım bir kez daha yandım kendime... Düşsem bari adım attğın yere. Ağlar mıydın acaba?... Ayağının altında toprağa karışan bir damla olacaktımda sen beni bilecektin! Gözlerinin önünde bir gül olsam yine de görmezdin!... Ve bilmezdin iç çekişlerimi... Ağlarken şehir benimle baktım ümitlerim eksilmemiş duruyor yerlerinde! Bu nemnâk sokaklar nasılda üzülüyordu kimbilir ... Devamı

18 09 2009

Kan Olursun

Sana gül diyemem ey sevgili yâr Bir bülbül uğruna ziyan olursun Kalmışsam bir zaman gönlüne ağyar Şimdi eskilerden bir an olursun   Zalime zulmedip gelirsem sana Ay yüzünü görmek haramdır bana Yâr; hasreti takıp düşsem ardına Vuslatın kaçtığı liman olursun   Bir merhem olsan da sürsem yareme Bir selamın yeter derde çareme Neşteri alıp da çalsam sineme Damardan fışkıran al kan olursun Sultan-ı Divâne     ... Devamı

16 09 2009

Vay Gönül Eyvây Gönül

Görsel: Ertuğrul ATEŞ Sevdün ol dilberi söz eylemedin vay gönül Eyledün ken özünü aleme rüsvay gönül Sana cevr eylemede kılmaz o pervay gönül Cevre sabr eylemezsün nideyüm hay gönül Gönül eyvay gönül vay gönül eyvay gönül Çak olan dest-i cefa ile giribanundur Ilisen har-i gam ü mihnete damanundur Dökülen yire bela tigi ile kanundur Her dem ağıza gelen mihnet ile canundur Gönül eyvay gönül vay gönül eyvay gönül Tali'ün yüzü gülüb olmadi handan nideyin Yüreğin derdine bulmadı derman nideyin Kasduna yar çekerek hançer-i bürran nideyin Virüserün bu gam u mihnet ile can nideyin Gönül eyvay gönül vay gönül eyvay gönül Vasl-i dilberle nasib olmadı dilsad olmak Dest-i cevr ile yıkılan dilün abad olmak Dam-ı gemden dil ile can bülbülü azad olmak Niçeye dek isün efgan ile feryad olmak Gönül eyvay gönül vay gönül eyvay gönül Bilmedüm derd-i dilün ölmek imiş dermani Öleyin derd ile tek görmeyeyin hicranı Mihnet ü derd ü game olmagçün erzani Avniya sencileyün mihnet ü gam-kes kani Gönül eyvay gönül vay gönül eyvay gönül Avnî (Fatih Sultan Mehmet)   ... Devamı