02 09 2007

İsimle Ateş Arasında...

 

...
Şehadet eden parmağımı ışığa çeviripde gördüklerimi gösterebileceğim kimsenin kalmadığını artık farkedince.

Cellat taşına başını uzatan bir cellat ya da kendi ölüm fermanını taşıyan bir ulak ve ya enkaz altında çığlığını duyuramayıpda ses vermekten henüz sağken vazgeçen kazazedenin ümitsizlik sükunetinde.

Yitirecek hiçbirşeyi kalmamış olanlara mahsus baş eğişle baş eğdim.

Acıyan yerlerimin daha az acıyacağına dair ümidimi tümden yitirdim.

Kaçmadım artık yaralarımdan.

Yanarak varolmayı kabullenmekle sönerek yok olmak arasında yapılacak seçimden ibaretti bütün hikâye.

Yitirdim zannedipde bulanlarla, buldum zannedip yitirenler arasında nerede durduğumu artık merak etmedim.

Beni suyun üzerinde tutan ellerden kesildi elim.

Öylece gömüldüm derin karanlıklara.

İndirdim savunağım olan tüm perdeleri.

Sessizce yenilgiye evet dedim...
...
Nazan Bekiroğlu-İsimle Ateş Arasında

 

 

 

 

 

 

669
0
0
Yorum Yaz