03 09 2008

Âyine-i Mücellâda Nihanız


 

Şimdi hattat bana sevgini söyle.

Bana aşkını söyle.

Söyle ki yaradılışının özünde zaten ezeli aşk bulunan şu âlemi birlikte kucaklayalım. Çünkü o, tek kişinin kucaklamasıyla yetinemeyecek kadar geniş ve derin. Tek kişinin tek başına bilemeyeceği kadar karanlık ve aydınlık.

Bana sevgini söyle.

Bana aşkını söyle.

Senin aşkında, senin aynanda evvelâ kendimi göreyim.

Kendi güzelliğime hayran olayım. Ne kadar güzel yaratılmış olduğumun farkına varayım. Ben ağlayayım ve sen bana, ne kadar güzel ağlıyorsun, gözyaşların ne kadar güzel, de. Bana sonsuzluğa dair bir şey söyle.

De ki varlığıma, de ki varlığına, de ki mutlak olana açılan yollara inancım pekişsin. De ki varlığından haberdar olayım. Güzel başını tahta bir rahleye dayayarak sen de ağla. Var olmuş olduğundan ve dahi var olmuş olacağından emin olayım. Binbir türlü çeşitlemesine dalarak âlemin evvelâ, binbir merhalesinden, binbir vadisinden geçerek; var olmayanın gözle görülmeyenin mutlak güzelliğinde bulalım kendimizi. Ve öyle bir an gelsin ki varlarla yetinmeyerek artık, yoklukları seçelim. Aynalarda görünmez olalım.

Şimdi hattat, şimdi bana aşkını söylemelisin.

Şimdi bana sevgini söylemelisin.

Nazan BEKİROĞLU / Nun Masalları

 

635
0
0
Yorum Yaz